.

Fenerbahçe’nin ligin 8. haftasında gelen kazanma rekoru, bugün spor yazarlarınca böyle kaleme alındı:

Daha önce ligde 8′de 8′lik açılış yapan takım olmamıştı. Sarı Kanarya sahadan zaferle ayrılarak, 50 yıllık lig tarihinde bir ilke imza atmış oldu.

Bu maçın kritiÄŸini en iyi kimin yapacağı tartışılmaz bir konudur. Elbette Güiza… Maçı en yakından izleyen, tereddütsüz otorite olarak güvenilir yorum sahibidir! Bir tek sıkıntısı var; ifadesi de santrforluÄŸu gibiyse, fazla talep görmez… Maç oynanıyor, taraftar galeyanda. Nasıl mutlular, görmeniz lazım. Nedeni ise basit ve garip; takım pres yapıyor… İki-üç oyuncunun Emre ile birlikte top kapmaya çalışması ve bunu devam ettirmesiyle coÅŸuyor herkes… Birkaç saniye sürüyor ama olsun, görmedikleri ÅŸeylerdi bunlar… Alex, Daum’u ikinci kez kayığına bindirdi. O oynuyor, atıyor-attırıyor ve rekorlar Daum’un hanesinde… En güvenilir kürekçi, Zico’yu da 100. yılda dalgalardan geçirmiÅŸti.

ALİ GÜLTİKEN: Değişen anlayış (SABAH)

8′de 8 yapmak kolay iÅŸ deÄŸil. Fakat enteresan olan bu baÅŸarıyı yakalayan ekibin aÅŸağı-yukarı geçen sezonun bu dönemini 4 maÄŸlubiyetle kapatan takım olması. Baktığınızda Dos Santos, Cristian, Mehmet Topuz ve Bilica deÄŸiÅŸmiÅŸ. Bu kadar az oyuncu deÄŸiÅŸimi bir takımın performansını nasıl olur da bu denli deÄŸiÅŸtirebilir diye düşünebiliriz. Burada ana deÄŸiÅŸikliÄŸin teknik direktör ile beraber gelen oyun anlayışı, çalışma disiplini ve uygulamada olduÄŸunu görüyoruz. F.Bahçe bu karşılaÅŸmaya kadar gelen süreç içerisinde kazanırken, bazı maçlarda daha düşük tempolu oynadığı, daha az gol pozisyonuna girdiÄŸi ve bazen de etkisiz olup kazandığı için eleÅŸtirildi. Bu maç belki bu eleÅŸtirilerin tamamına verilen bir cevap oldu.

SELÇUK YULA: Saygı duyun (FOTOMAÇ)

Emre BelözoÄŸlu’nun cezası bittiÄŸi için oynayacağını biliyorduk. Ama bu sırada da Kazım’ın kart cezalılığı durumu ortaya çıktı. Orda da Mehmet Topuz’un oynayacağını biliyorduk. Yani bu demek oluyor ki Fenerbahçe’de iÅŸler yolunda. İskelet tamamlanmış, kadro belli. Kim nereden çıkarsa veya kim nereden girerse iÅŸlemin ne olacağını biliyoruz. Artık Fenerbahçe takımını 5 yaşındaki çocuk bile sayabiliyor, iÅŸte olay budur. Fenerbahçe 8′de 8 yaptıysa bunu tesadüf olarak algılayanlar futboldan anlamayan insanlardır. Yıllarca Alex’e “Takımı yavaÅŸlatıyor, 10 kiÅŸi bırakıyor” diyen sevgili Fenerbahçe’yi takip eden meslektaÅŸlarım bugün de aynı ÅŸeyleri yazsınlar bakalım. Alex onları utandırmaktan bıkmadı, onlar utanmaktan bıkmıyorlar. Fenerbahçe’nin Daum’la beraber çok güzel iÅŸlere imza atacağı belli. Takımda oynayanla oynamayan arasında bir fark yok. Çünkü adam tam bir psikolog. Önemli olan dışarıda kalan futbolcunun yedek olmadığını hissettirebilmek. İşte Daum bunu yapıyor. Fenerbahçe o yüzden 8′de 8 yapıyor.

NECATİ BİLGİÇ: Bu maçı görmüştük (FOTOMAÇ)

Fenerbahçe üç gün önce deplasmanda Avrupa Ligi’nde 1-0 yendiÄŸi Sheriff maçını sanki dün akÅŸam hatalarını düzelterek sahaya koymuÅŸtu. O maçta 1 gol atan Alex bu kez 2 kez fileleri havalandırdı. Bir de buna Lugano’nun kafa ÅŸutu eklenince sarı-lacivertliler dün yenilmezlik unvanını kaybeden EskiÅŸehir ve Galatasaray’dan sonra GençlerbirliÄŸi’ni de dize getirdi ve bu unvanda tek başına kaldı. Sheriff maçındaki gibi oyunun hemen başında galip duruma yükselen Fenerbahçe defansa önem vererek rakip atakları baÅŸarıyla durdururken baÅŸta Emre ve Bilica olmak üzere bütün defans ve Volkan hatasız bir futbol sergiledi. Sheriff maçından bir fark da üç sakatı Gökhan Gönül, Santos ve Güiza’nın takıma dönmüş olmalarıydı. GençlerbirliÄŸi, sarı-lacivertli takımın geçen hafta Antalyaspor karşısındaki tehlikeli kontrataklarından ders almamanın cezasını yediÄŸi gollerle çekti ve farklı yenildi.

HAŞİM ŞAHİN: Hızır gibi yetişti (FOTOMAÇ)

Daum’un oyun anlayışını çoÄŸumuz eleÅŸtiriyoruz. Ama baÅŸarmakla yükümlü olduklarını anımsamak bile, ona hak vermeye yetecektir sanırım. Düşünün bir kere, önüne tek seçenek konmuÅŸ: Åžampiyonluk. Dolayısıyla her ayrıntıyı bu ana amaç adına düşünüyor, deÄŸerlendiriyor. İşte bu nedenle de çok haklı olarak oyun felsefesini oyuncularına kavratacak ve takım uyumunu gerçekleÅŸtirecek süreci kayıpsız geçmek istiyor. Bunun yolu da bilinçli, dengeli, garantili oyundan geçiyor. DoÄŸrusunu söylemek gerekirse Fenerbahçe dün akÅŸam özellikle ilk yarının tamamında tam da böyle oynadı. Hem de Turkcell Süper Lig’in en diri, mücadeleci, uyumlu ve agresif takımı GençlerbirliÄŸi karşısında. Üstelik Dos Santos disiplinsiz oyunuyla sıkça top kayıpları yaparak dolaylı yoldan el freni gibi sol kanattaki üretimi sekteye uÄŸrattığı halde.

GÜRKAN KUBİLAY: Müthiş Fenerbahçe (FOTOMAÇ)

Bu takıma üç günde ne oldu da bu hale geldi? MüthiÅŸti Fener, müthiÅŸ. Premier Lig temposuyla baÅŸladı maç. İki takım da daha savunmadan çıkarken baskı yaptı. Bu nedenle top kayıpları ‘kazmalıktan’ deÄŸil, iki takımın baskılı oyunundan kaynaklanıyordu. Fener müthiÅŸ koÅŸuyor, ilk kez bu kadar kalabalık bir ÅŸekilde rakip alanda çoÄŸalıyordu. Markajsız oynadığı her maçta rakibe ceza kesen Alex’in golünde Güiza’nın ÅŸiddeti çok iyi ayarlanmış pasının da etkisi vardı. İlk geliÅŸinde eleÅŸtirdiÄŸim Bilica da çok iyi oynuyor, toplara hep doÄŸru yer ve zamanda müdahale ediyor. Takım savunması da iyi yapılınca ilk 45 dakikada pozisyon bile vermiyordu Fener. Topuz, Cristian ve Emre’nin presinin insafsızlığı “Maça, Fener’e baskı yaparak çıkıp, nefes aldırmayalım” diye düşünen GençlerbirliÄŸi’ni, hayatında görmediÄŸi kadar savunma çıkışında kayba zorluyordu. Santos bile ekstra koÅŸuyordu. İlk yarının biteceÄŸini, spikerin “Dakika 45″ anonsuyla anladım. Yoksa zamanın nasıl geçtiÄŸini hissettirmemiÅŸti bana Fener.

ERCAN SAATÇİ: 10 da 10 mu geliyor?

Fenerbahçe kendisine ait olan rekoru kırarak 8′de 8 yaptı. Üstelik haftalardır eleÅŸtirilen kötü oyununa da son vererek… Üstelik en büyük rakibinin Ankaragücü’ne 3-0 kaybettiÄŸi bir haftada namaÄŸlup bir Ankara takımını yenerek… Üstelik maçın hakemi Kuddusi MüftüoÄŸlu’nun hatalı kararlarına raÄŸmen… Moldova’ya götürülmeyen, bu maç için dinlendirilen Dos Santos’un fevkalade kötü (!) oyununa raÄŸmen… Hep söylüyorum ya… Daum akıllı olduÄŸu kadar ayrıca ÅŸanslı ve de kısmetli bir hoca… GençlerbirliÄŸi’ni de tebrik etmek gerek… Bu haftaya kadar yenilgisiz gelmesinin bir tesadüf olmadığını dün akÅŸam da gösterdi. Bir de Emre BelözoÄŸlu gerçeÄŸi vardı dün gece… Emre’nin bu takıma katkısını inkar eden, futbola ihanet ediyor demektir… Ayrıca hala FenerbahçeliliÄŸinden şüphe edenler de önyargılı ya da kasıtlıdır diye düşünüyorum… Alex’e ayrı bir paragraf açmaya bile gerek görmüyorum. Çünkü o bir futbol doktoru. Ona düzülen tüm methiyeler hakkıdır Alex’in… Bir de Volkan… 1-0 iken yaptığı muhteÅŸem kurtarışlar, dün geceki skorun gelmesinin en büyük nedenidir. Fenerbahçe böyle bir haftada iyi mücadele ederek üç puan alması içinde bulunduÄŸu durumu daha da kıymetli hale getirdi. Ve ben inanıyorum ki bu hafta yakalanan bu hava Fenerbahçe’ye 10′da 10 rekorunu da getirecektir.

Comments Yorum Yok »