.

”Ergenekon” davasının üçüncü iddianamesinde, dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı Org.Hilmi Özkök’ün ”tanık” sıfatıyla verdiÄŸi ifade ayrıntısıyla yer aldı.

Istanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamenin giriÅŸ bölümünde, Özkök’ün ”tanık” sıfatıyla alınan ifadesinde, Genelkurmay BaÅŸkanlığı yaptığı dönemde kuvvet komutanlarının bir araya geldikleri ve toplantı yaptıkları yönünde kendisine bilgiler geldiÄŸini belirttiÄŸi, ancak doÄŸrudan soruÅŸturma yapılmasını gerektirecek mahiyette bilgilerin elinde bulunmaması nedeniyle bu konuda herhangi bir yasal iÅŸlem baÅŸlatmadığını kaydettiÄŸi belirtildi.

Özkök’ün ifadesinde, kuvvet komutanlarının her zaman toplanabileceÄŸini, bunda bir sıkıntının olmadığını, idareci olarak komutanları ve ordunun sürekli güçlü ve koordinasyon içinde bulunmaları konusunda elinden gelen gayreti göstermeye çalıştığını dile getirdiÄŸi kaydedilen iddianamede, Özkök’ün birçok kez ihbar, mektup, CD ve benzeri bilgilerin kendisine ulaÅŸtığını belirttiÄŸi anlatıldı.

İddianamede, Özkök’ün, zaman zaman da toplantılarda açıkça gündeme getirmeksizin üstü kapalı mesajlarla bu hususları dile getirdiÄŸini söylediÄŸi de belirtilerek, o günlerde, özellikle kamuoyunda jandarma istihbaratın yasal olmayan dinlemeler yaptığına iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerin olması ve bu yönde gelen duyumlar üzerine Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Mehmet Åžener Eruygur’a İstihbarat Daire BaÅŸkanı ile Teknik Daire BaÅŸkanını yanına göndermesini söylediÄŸini, İstihbarat Daire BaÅŸkanı TuÄŸgeneral Levent Ersöz ile Teknik Daire BaÅŸkanı Albay Hasan Atilla UÄŸur’a makamında jandarma teÅŸkilatının teknik takip ve dinlemeler konusunda ciddi imkan ve kabiliyetlere sahip olduklarını, bu iÅŸlemlerin yasal çerçevede yapılması gerektiÄŸini söyleyerek bu konuda uyarıda bulunduÄŸunu kaydettiÄŸi vurgulandı.

İddianamede, Özkök’ün ayrıca bu iÅŸlemlerin nasıl yapıldığı ile ilgili kendilerinden bilgi aldığını, buradaki temel amacının ÅŸayet yasal olmayan dinlemeler yapılmakta ise kendilerini bu konuda uyarmak olduÄŸunu kaydettiÄŸi de belirtildi.

-ÖZKÖK’E MUHTIRA SORUSU-

Özkök’e ”Genelkurmay BaÅŸkanlığı yaptığınız dönem içerisinde görev yapan kuvvet komutanlarından dönemin yürütme organına yönelik muhtıra verilmesi yönünde telkin ya da teklifte bulunan oldu mu? Oldu ise kimler tarafından, ne amaçla ve nasıl oldu?” ÅŸeklinde bir soru sorulduÄŸu ifade edilen iddianamede Özkök’ün bu soruya verdiÄŸi yanıt şöyle aktarıldı:

”2002 yılının AÄŸustos ayında Genelkurmay BaÅŸkanlığı görevine getirildiÄŸini, kısa bir süre sonra iktidar partisinin deÄŸiÅŸtiÄŸini, Åžura toplantıları öncesinde adet gereÄŸi orgenerallerin Ankara’ya geldiklerini ve orada çeÅŸitli toplantılar yapıldığını, bu toplantılarda Åžura’da görüşülecek konular ile TSK ile ilgili çeÅŸitli konularda görüş alışveriÅŸi yapıldığını ve aralarında müzakere ettiklerini, iktidara gelen parti ile ilgili olarak geçmiÅŸteki bazı söylemleri sebebiyle çekincesi olanların açık açık fikirlerini beyan ettiklerini, usul olarak en kıdemsizden baÅŸladığı için herkesin görüşlerini aldıktan sonra kendisinin de görüşlerini belirttiÄŸini, herkesin ÅŸahsi görüşünün yanında kimsenin, kendi yanında muhtıra verme ÅŸeklinde bir teklifte bulunamayacağını, kendisinin de böyle bir ÅŸeye fırsat vermeyeceÄŸini, görevde bulunduÄŸu dönem ve daha sonraki dönemlerde de bu ÅŸekilde bir teklif gelmediÄŸini, Kıbrıs konusunda çalışma yapmaları hususunda tüm kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı’na birlikte bir çalışma yapmaları talimatı verdiÄŸini, normal usulde bu tür çalışmalarda herkesin görüşünü beyan ettiÄŸini ve bu görevi kıdemli olana verdiÄŸini, kıdemli olanın da bu tür çalışmaları elden arz ettiÄŸini veya bir kapak yazısı ile gönderdiÄŸini, daha sonra da Genelkurmay Karargahı’nda deÄŸerlendirildiÄŸini ve Genelkurmay BaÅŸkanı’nın görüşünü alarak ilgili makama verildiÄŸini, kendisinin böyle bir çalışma beklerken birden 4 imzalı alışılmış usullerinin dışında yazılı bir belge önüne gelince usul olarak rahatsız olduÄŸunu, ayrıca daha sonraki dönemde Kıbrıs Büyükelçisi’nin kendisinden habersiz bazı bilgileri Jandarma Genel Komutanı’na ilettiÄŸini duyması üzerine bu konuyu ilgilisine usulüne uygun bir ÅŸekilde söyleyerek, bu yapılanın uygun bir davranış olmadığını, bundan sonra tüm bilgileri kendisine getirmesini ilettiÄŸini anlattı.”

-ÖZKÖK’E YÖNELTİLEN DARBE PLANLARI SORUSU-

İddianamede, Özkök’e ”Sarıkız”, ”Ayışığı”, ”Yakamoz” ve ”Eldiven” isimli darbe planlarından bilgisinin olup olmadığı, oldu ise bu darbe planlarını kim ya da kimlerin hangi maksatla hazırladığını öğrenip öğrenmediÄŸinin sorulduÄŸu da belirtilerek, Özkök’ün darbe planlarından sadece ”Ayışığı” ve ”Yakamoz” kod isimli darbe planlarından 2004 yılı bahar ayları içerisinde haberinin olduÄŸunu ifade ettiÄŸi yer aldı.

Özkök’ün bu bilgilerin kendisine bir slayt sunumu ÅŸeklinde geldiÄŸini, geldiÄŸi zamanın da söylentilerin azaldığı zamanlar olduÄŸunu, ”Eldiven” kod isimli darbe planını ve ”Cumhuriyet Çalışma Grubunu” duymadığını ifade ettiÄŸi kaydedilen iddianamede, Özkök’ün bu slaytlar kendisine geldiÄŸinde isimleri geçen kiÅŸilerden bazılarının emekli olacaklarını, bu bilgilerin kendisine ilk geldiÄŸinde karargahtaki arkadaÅŸlarıyla dahi paylaÅŸmadığını, çünkü bazı ÅŸeylerin şüyu vukuundan beter olduÄŸunu söylediÄŸi belirtildi.

Özkök’ün ifadesinde, 19 Ekim 2003 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı’nda rektörlere yönelik bir brifing verildiÄŸinden haberdar olmadığını, ancak Jandarma Dinlenme Tesisleri’nde sivillerle zaman zaman yemek yendiÄŸini duyduÄŸunu, bunların da olaÄŸan ÅŸeyler olduÄŸunu söylediÄŸi yer alan iddianamede, Özkök’ün kendisine ”Genç Subaylar” baÅŸlığı altında herhangi bir mektup gelmediÄŸini, ancak o dönemde basın ve yayın organlarında bu tür mektupların gönderildiÄŸi yönünde duyumlar aldığını, emekli generallere Jandarma Genel Komutanlığı’ndan gönderilen mektuplardan haberi olmadığını belirttiÄŸi kaydedildi.

-ERUYGUR’A UYARI-

İddianamede, Özkök’ün kuvvet komutanlarının harp okullarının açılış ve diploma törenlerinde yapacakları konuÅŸmalara iliÅŸkin hazırladıkları yazılı metinleri Genelkurmay BaÅŸkanının görmediÄŸini ve bu metinleri bu amaçla da istemediÄŸini, ancak o dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’ın konuÅŸma yaptıktan sonra veya önce bu metni görmüş olabileceÄŸini, ancak hatırlamadığını ifade ettiÄŸi belirtilerek, Özkök’ün ”Özellikle ‘Ayışığı’ ve ‘Yakamoz’ olarak isimlendirilen darbe planları yapıldığı yönünde 2004 yılının bahar aylarında gelen duyum üzerine Åžener Eruygur’a Genelkurmay makamında olduÄŸu bir sırada böyle bir plan ve çalışma olup olmadığını sorduÄŸunu, Eruygur’un da böyle bir çalışma olmadığını söylediÄŸini, ancak bunlara raÄŸmen özellikle sık sık gazetecilerin, rektörlerin Jandarma Genel Komutanlığı’na çaÄŸrılarak görüşülmesinin yanlış anlaşılmalara neden olacağını söylediÄŸini ve kendisini uyardığını, görevli olduÄŸu dönemde MİT MüsteÅŸarı’nın zaman zaman tarafına bazı bilgiler ve kayıtsız belgeler verdiÄŸini, ancak hatırladığı kadarıyla kendisine ‘Ergenekon’ olarak sözü edilen örgütle ilgili arÅŸivlere geçecek mahiyette kayıtlı bir evrak verilmediÄŸini” söylediÄŸi yer aldı.

Üçüncü ”Ergenekon” iddianamesinde ”tanık” sıfatıyla ifadesine yer verilen dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün, ”zaman zaman görüş alışveriÅŸinde bulundukları komutanlara o dönemdeki hükümetin ÅŸeriatı getireceÄŸine inanmadığını açıkça söylediÄŸi” yer aldı.

İddianamede, ”tanık” sıfatıyla ifadesine baÅŸvurulan Özkök’e ÅŸu sorunun yöneltildiÄŸi belirtildi:

”Mehmet Åžener Eruygur’dan ele geçirilen dijital verilerin incelemesinde, emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in olduÄŸu deÄŸerlendirilen günlüklerin olduÄŸu görülmüştür. Bu günlüklere, ’22 Eylül 2003 baÅŸlığı altında komutanların Jandarma Genel Komutanlığı’na giderek çok özel olarak konuÅŸtukları ve bazı kararlar aldıklarını, bu kararlara göre ‘AKP Hükümetini vazgeçirmek için neler yapılması konusunda yapılan hazırlıklar bu hafta Genelkurmay BaÅŸkanı’na takdim edilecek, incelemesi için kendisine fırsat verilecek ve sonra onun niyetleri ve görüşü sorulacak, eÄŸer bizle aynı fikirde veya yakın ise yolumuza devam edeceÄŸiz, eÄŸer bir iÅŸlem yapılmasını kabul etmezse kendisine ‘Ya sen çekil yahut da biz çekiliyoruz diyeceÄŸiz’ ÅŸeklinde yazdığı görülmüştür.

Komutanlar olarak, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Mehmet Åžener Eruygur, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına’dan söz edildiÄŸi anlaşılmaktadır. Görevli olduÄŸunuz dönemde, adı geçen kuvvet komutanları, belirtilen konularla ilgili sizden herhangi bir talepte bulundular mı? Åžayet böyle bir talepte bulunulduysa ayrıntıları ile anlatınız.”

İddianamede, Özkök’ün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temsilcisi olduÄŸundan zaman zaman birçok konuda kendisine teklifler, endiÅŸeler, arzların geldiÄŸini, bunları zaman zaman da müzakere ettiklerini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hassasiyeti olan konular iletildiÄŸi zaman doÄŸrudan kamuoyu ile paylaÅŸmak yerine bizzat BaÅŸbakan’a gidip ”Böyle böyle endiÅŸeler var kaygılar var” ÅŸeklinde ilettiÄŸini, her zaman kurumlar arasında düşmanlığın deÄŸil, birlik ve beraberliÄŸin ön plana çıkması için çalıştığını, bu manada çekilmesi veya kendilerinin çekileceÄŸi yönünde herhangi bir bilgi gelmediÄŸini söylediÄŸi kaydedildi.

-BÜYÜKANIT’A YÖNELİK EYLEM PLANI İDDİASI-

İddianameye göre, Özkök’e yöneltilen diÄŸer bir soru şöyle:

”Ayışığı kod adlı darbe planında, ‘l.Ordu Komutanı Orgeneral YaÅŸar Büyükanıt ve 2. Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri’nin altında saÄŸlam adamlar bulunması ya da oldu bitti ile bunların hareketsiz ve yetkisiz bırakılması’ gerektiÄŸi belirtilmiÅŸtir. Şüpheliler Mehmet Åžener Eruygur ve Ahmet HurÅŸit Tolon’dan ele geçirilen dijital verilerde de Orgeneral YaÅŸar Büyükanıt’a ait saÄŸlık raporları, kullandığı ilaçlar, ailevi bilgiler, dostlarıyla ilgili kiÅŸisel bilgiler, kardeÅŸi Mednan Büyükanıt’ın öldürülmesi ile ilgili soruÅŸturma ve kovuÅŸturma evrakları, kooperatif bilgileri ve bazı kiÅŸisel bilgiler olduÄŸu görülmüştür. Ayrıca Özden Örnek’e ait olduÄŸu anlaşılan günlüklerde ’10 Ekim 2004′ baÅŸlıklı not içerisinde ‘Öğleden sonra Kara Kuvvetleri Komutanı geldi. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Åžener Eruygur’un bir ÅŸeyler karıştırıp durduÄŸunu anlatan Aytaç PaÅŸa’nın neler söylemek istediÄŸini ÅŸimdi daha iyi anladım. YaÅŸar’ı zehirlemeye kadar varan planlar hazırlanmış’ ifadesinin yer aldığı belirlenmiÅŸtir. Sizin dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral YaÅŸar Büyükanıt’a yönelik yapılan çalışmalardan ve hazırlanan eylem planlarından haberiniz oldu mu? Bu planları kimlerin nasıl yaptığını biliyor musunuz?”

İddianamede, Özkök’ün bu soruya karşılık, ”2004 yılı bahar aylarında gelen ve ‘Ayışığı’ ve ‘Yakamoz’ olarak isimlendirilen planlarda YaÅŸar Büyükanıt’la ilgili deÄŸerlendirmeleri gördüğünü, günlüklerdeki konu ile ilgili bilgisinin olmadığını, herhangi bir deÄŸerlendirme de yapamayacağını” ifade ettiÄŸi kaydedildi.

Özkök’e ”Özden Örnek’e ait olduÄŸu deÄŸerlendirilen günlüklerin ’30 Eylül 2003′ baÅŸlığı altında ‘Kara Kuvvetleri Komutanı ile yaptığı görüşmede ‘özel çalışma’nın Genelkurmay BaÅŸkanı’na verildiÄŸini ve 4 noktada itiraz olduÄŸunu söyleyerek, ‘Adamların ÅŸeriat devletini kurmak istediÄŸine inanmıyormuÅŸ, diÄŸer gerekçeleri de önemli ama en önemlisi budur. Yani esastan aramızda fark var. Tedbirler ile genelde hemfikir olmuÅŸ’ diyerek Kara Kuvvetleri Komutanının anlattıklarını aktardığı, bu konuyla ilgili Kara Kuvvetleri Komutanına ‘bu çalışmayı kendisine vermek dahi önemliydi’ ÅŸeklinde yazdığı görülmüştür. Kara Kuvvetleri Komutanı bahsedilen çalışmayı size verdi mi? Verdiyse bahsedilen çalışmanın içeriÄŸi neydi?” ÅŸeklindeki soru sorulduÄŸu da anlatılan iddianamede, Özkök’ün de ”Kuvvet komutanları ile zaman zaman görüş alışveriÅŸinde bulunduklarını, spesifik olarak bu olayı hatırlamamakla birlikte birçok yerde o dönemdeki hükümetin ÅŸeriatı getireceÄŸine inanmadığını açıkça söylediÄŸini, bu konuda daha önce görüşlerini belirttiÄŸini” ifade ettiÄŸi yer aldı.

-İMAM HATİP LİSELERİ KONUSU-

İddianameye göre, Özkök’e ifadesi sırasında şöyle bir soru yöneltildi:

”Özden Örnek’e ait olduÄŸu deÄŸerlendirilen günlüklerin ’7 Ekim 2003′ baÅŸlığı altında, Genelkurmay BaÅŸkanı ve diÄŸerleriyle Ege Ordu Komutanlığına giderek, Orgeneral HurÅŸit Tolon’u ziyaret ettiklerini yazdığı, ’8 Ekim 2003′ baÅŸlığı altında, imam hatip liseleriyle ilgili çıkan yasayla ilgili konuÅŸtuklarını, karargahlarına bu konuyla ilgili ayrı ayrı çalışma yapmaları talimatı verilmesi için karar aldıklarını, kahvaltı sırasında HurÅŸit PaÅŸa’nın İHL’lerle ilgili gazetelerde çıkan haberleri bilerek ve planlı bir ÅŸekilde Genelkurmay BaÅŸkanı’na açtığını anlatarak, ‘Genelkurmay BaÅŸkanı’nı konuÅŸturmaya baÅŸladık. Her taraftan sıkıştırmaya baÅŸladık. Kahvaltıdan sonra hemen karargahı aradım ve talimat verdim. DiÄŸer taraftan da Kocaeli Üniversitesi Rektörünü aradım ve ona da rektörler olarak bu iÅŸi hemen ve sert bir ÅŸekilde protesto etmelerini, arkalarında olduÄŸumuzu söyledim’ ÅŸeklinde yazdığı ve Genelkurmay BaÅŸkanı’nın cesur bir kiÅŸi olmadığını, AKP Hükümeti’ne karşı zaman kazanmak için kendilerini oyaladığını, hükümet ile gizli bir anlaÅŸması varmış gibi davrandığını anlatarak’ … Kara Kuvvetleri komutanı sonunda iÅŸin başına kalacağını biliyor. Bu nedenle çok dikkatli ve her olayı takip ediyor. Yaptığı her hareketin duyulmasını ve anayasal kurumların yalnız olmadığı intibasını vermek istiyor. Çok dürüst ve güvenilir insan. JANGKK tam bir ÅŸahin, Genelkurmay hakkında bir kanaate sahip olmuÅŸ ve o kanaat kendisinde bir saplantı haline gelmiÅŸ. Genelkurmay ne yaparsa yapsın şüphe ile karşılıyor’ diyerek konuÅŸtuklarını aktardığı tespit edilmiÅŸtir. Ahmet HurÅŸit Tolon ve diÄŸerleriyle bahsedildiÄŸi ÅŸekilde kahvaltı yapıldı mı? Bu kahvaltıda ne konuÅŸuldu? Sizi sıkıştırmalarının sebebi nedir ve talepleri ne oldu?”

İddianamede, Özkök’ün ”Ordu komutanlıklarında denetlemelerde zaman zaman kahvaltı yaptıklarını, bu kahvaltılarda çok deÄŸiÅŸik konuların konuÅŸulduÄŸunu, ancak böyle bir konunun konuÅŸulduÄŸunu hatırlamadığını, fakat imam hatipler konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hassasiyeti bulunduÄŸu için böyle bir konunun konuÅŸulmuÅŸ olabileceÄŸini” dile getirdiÄŸi kaydedildi.

İddianameye göre, Özkök’e yöneltilen diÄŸer bir soru şöyle:

”Özden Örnek’e ait olduÄŸu deÄŸerlendirilen günlüklerin ’15 Kasım 2003′ baÅŸlığı altında, Kara Kuvvetleri Komutanı ile Harbiye Orduevine gittiklerini, Genelkurmay BaÅŸkanı ile yaptığı görüşmeyi aktardığı, aralarındaki anlaÅŸmazlıktan bahsederek’ …KonuÅŸmamız bundan sonra tatsız bir ÅŸekilde sona erdi. 11 Kasım günü kendisi yurt dışına gitti. Ben de İlker’e gittim (II. BaÅŸkan). Yaptığımız özel çalışmanın ne olduÄŸunu sordum. Bana, ‘Biz de bir gurup kurduk. Komutan sizinkileri okudu. Grup bizim ve sizin önerilerinizi birleÅŸtirerek bir öneri hazırlayacak ve bunu sizlere göndereceÄŸiz. Sonra bu konuyu Askeri Åžura’ya getirerek tartışıp herkesin fikrini alacağız. Bilahare de sonucu CumhurbaÅŸkanı’na götüreceÄŸiz sonra da BaÅŸbakanı buraya davet ederek kendisi ile bu konuyu görüşeceÄŸiz. Bizim planımız bu ÅŸekilde’ dediÄŸini anlatarak, bu ÅŸekilde Genelkurmay’ın planını ilk defa öğrenmiÅŸ olduklarını, bu plan üzerinde Kara Kuvvetleri Komutanı ile tartıştıklarını, konun hafifletilmemesini saÄŸlamak gerektiÄŸini düşündüklerini, bu konular konuÅŸulurken Åžura’da BaÅŸbakan olmaması gerektiÄŸini, her kafadan bir ses çıkmasını önlemek için de Åžura öncesi toplantı yapılarak herkesin aynı hizaya getirilmesi gerektiÄŸini anlattığı ve ‘Bu arada Kara Kuvvetleri Komutanı bana, Åžener’in bazı sivri fikirleri var. O bizden biraz farklı bu konulara yaklaşıyor. Ama onun fikirlerini benimsemek ÅŸimdilik mümkün deÄŸil. Çok dikkatli olmalıyız gereksiz yere tırmandıracak hareketlerden kaçınmalı’ diyerek, Jandarma Genel Komutanı’nın fikirlerinden haberdar olduklarını, amaçlarının mümkün olduÄŸunda beraber hareket etmek olduÄŸunu söyleyerek’ bu nedenle ne yapıp edip Genelkurmay BaÅŸkanı’nı kendi yanımıza çekmeliyiz’ diyerek toplu olarak Genelkurmay BaÅŸkanının yanına gidip konuÅŸmayı düşündüklerini söylediÄŸi görülmüştür. Kuvvet Komutanlarınca bahsedildiÄŸi ÅŸekilde bir giriÅŸimde bulunuldu mu? Bu ne amaçla yapıldı? Bu konuda nasıl bir çalışma yapıldı? Sizin tavrınız ne oldu?”

İddianamede, Özkök’ün bu soru üzerine ”Bu konunun kendisi dışındaki bir konu olduÄŸunu” ifade ettiÄŸi belirtildi.

-ÖZKÖK’ÜN GÖSTERDİĞİ TEPKİ-

İddianameye göre, Özkök’e ifadesi sırasında şöyle bir soru yöneltildi:

”Özden Örnek’e ait olduÄŸu deÄŸerlendirilen ‘günlükler’in ’1 Aralık 2003′ baÅŸlığı altında, Genelkurmay BaÅŸkanlığına gittiklerini, AKP Hükümeti, laiklik konularından bahsederek, herkese söz verildiÄŸini, Kara Kuvvetleri Komutanının ‘Ben çok rahatsızım ve devlet elden gidiyor. Biran önce bir sıkıyönetim içerisine girilmeli’ dediÄŸini, kendisinin ise ‘Madem ki hepimiz bu hükümetin Anayasaya aykırı hareket ettiÄŸine eminiz o halde 35. madde gereÄŸinde Anayasayı da korumak bizim görevimizdir. EÄŸer bir eylem planı yapılacaksa bu planın ne maksatla yapıldığının bilinmesi lazım bu nedenle burada bir karar vermemiz gerekiyor’ dediÄŸini, bu söz üzerine Genelkurmay BaÅŸkanının ‘Her ikiniz de açıkça konuÅŸmadınız ama söylemek istediÄŸiniz ÅŸey olamaz ve bize çok zemin kaybettirir. Yapacağımız baÅŸka ÅŸeyler var’ dediÄŸini, kendisinin de ‘DoÄŸru söylüyorsunuz o telaffuz etmek istediÄŸimiz ÅŸeyden baÅŸka da ÅŸeyler olabilir mesela bu hükümete bir alternatif yaratmak gibi…’ dediÄŸini, ancak Genelkurmay BaÅŸkanı’nın bunu kabul etmediÄŸini, Genelkurmay BaÅŸkanı’nın niyetinin bir ÅŸey yapıyor görünüp, kendilerini oyalamak olduÄŸunu anladığını, kendisinden sonra Åžener Eruygur ve Fırtına’nın konuÅŸarak aynı ifadeleri kullandıklarını, bu ÅŸekilde kararlılık gösterdiklerini, ‘bu duruma Genelkurmay BaÅŸkanı’nın rahatsız olduÄŸunu’ yazdığı görülmüştür. BahsedildiÄŸi ÅŸekilde bir toplantı yaptınız mı? Kimler katıldı? Sizden istekleri ne oldu? Sizin buna tepkiniz ne oldu?”

Özkök’ün bu soruya karşılık, ”Kuvvet komutanları ile sık sık toplantı yaptıklarını, fakat burada geçen hususları hatırlamadığını, fakat kendi aralarında bu tür görüşmeleri yapmışlarsa bu konudan bilgisinin olmadığını” dile getirdiÄŸi belirtildi.

-ERUYGUR’UN ”İHTİLAL ÖZLEMİ”-

İddianamede, ”Özden Örnek’e ait olduÄŸu deÄŸerlendirilen günlüklerin ’20 Ocak 2004′ baÅŸlığı altında, Hava Kuvvetleri Komutanlığında yapılacak kuvvet komutanları toplantısına katıldığını, irtica ve Kıbrıs olarak iki ana konularının olduÄŸunu, Kara Kuvvetleri Komutanının, HurÅŸit Tolon’u desteklediÄŸi için Genelkurmay BaÅŸkanı ile oldukça sert bir ÅŸekilde kavga ettiÄŸini anlattığını, Genelkurmay BaÅŸkanı ve II. BaÅŸkanın Tolon’a destek vermediÄŸini anlatarak, ‘Kıbrıs konusunda ise GK (Genelkurmay) DİB ile beraber bir hazırlık yapıyorlardı ama bizim hiçbir ÅŸeyden haberimiz yoktu. KonuÅŸmalar sırasında Jandarma Genel Komutanı daima bir ihtilal özlemi içerisinde bir an önce bu iÅŸi yapalım ÅŸeklinde konuÅŸuyordu. Bugün de defalarca tekrar etti’ ÅŸeklinde yazdığı görülmüştür. Jandarma Genel Komutanı Mehmet Åžener Eruygur’un ‘ihtilal özlemi’ ve bu konuda yaptığı çalışmalardan bilginiz oldu mu? Oldu ise tepkiniz ne oldu? Bu konuda herhangi bir çalışma yaptınız mı?” ÅŸeklindeki soruya da Özkök’ün ”bu hususu yukarıda açıkladığı” ÅŸeklinde cevap verdiÄŸi yer aldı.

İddianamede, ”Özden Örnek’e ait olduÄŸu deÄŸerlendirilen günlüklerin ’16 Mart 2004′ baÅŸlığı altında, Genelkurmay BaÅŸkanını görmeye gittiÄŸini anlatarak ‘Bizim yaptığımız bazı giriÅŸimler ve bilhassa Jandarma Genel Komutanı’nın giriÅŸimlerinin hemen hepsinden haberi vardı. Jandarma Genel Komutanı’nı nedense hedef olarak almıştı ve bütün belgeler elimde, bunları devletin arÅŸivlerine geçireceÄŸim, bu tarihi bir görevdir. Åžener’in yaptıkları yetkisini aÅŸmaktır. Kendi tesislerinde eski Meclis BaÅŸkanı ve rektörler ile görüşme yapmış bunları nasıl yapar’ diyerek Åžener Eruygur’un yaptıklarını kendisine anlattığını, daha sonra fiÅŸleme olaylarından bahsettiÄŸini, bu tür olayların TSK’yı küçük düşürmekten baÅŸka bir iÅŸe yaramadığını anlattığı tespit edilmiÅŸtir. Özden Örnek ile bu ÅŸekilde bir toplantı yaptınız mı? BahsedildiÄŸi gibi Mehmet Åžener Eruygur’un ‘Darbe’ faaliyetleriyle ilgili herhangi bir giriÅŸimde bulundunuz mu? ArÅŸivlerde bu konuyla ilgili belge var mı?” ÅŸeklindeki soru üzerine Özkök’ün, ”Yukarıda belirttiÄŸim gibi eski Meclis BaÅŸkanı ile ordu karargahında bir toplantı yaptıklarından bilgisinin olmadığını, yukarıda da belirttiÄŸi gibi bilahare Åžener Eruygur’un bizzat kendisine bazı duyumlarının olduÄŸunu söyleyerek uyarıda bulunduÄŸunu, zira kendisinin o dönem en önemli prensip ve görevlerinden birinin de muhtemel olayları vuku bulmadan önlemek olduÄŸunu, yukarıda belirtilen Cumhuriyet Çalışma Gurubunun eylem ve faaliyetlerinden haberdar olmadığını, fakat bazı basın yayın organlarında bu konularla ilgili haberler çıktığını, kendisinin de basın vasıtasıyla haberdar olduÄŸunu” söylediÄŸi belirtildi.

-ERUYGUR’UN ÖDENEKLERİ KULLANMA YETKİSİ-

İddianamede, ”Söz konusu sunumlarda, Cumhuriyet Çalışma Grubunun bu faaliyetleri gerçekleÅŸtirebilmesi için baÅŸlangıç olarak asgari 200 bin ABD doları kaynak ayrılması gerektiÄŸi belirtilmiÅŸtir. Cumhuriyet Çalışma Grubunun 19 Ocak 2004 tarihli devre raporunda ise Cumhuriyet Platformu çalışmaları baÅŸlığı altında, Ulusal Birlik Hareketi STK Platformundan bahsedildiÄŸi, bu kapsamda Ulusal Birlik Hareketinin yaygınlaÅŸması için iÅŸbirliÄŸinin sürdürülmesi gerektiÄŸi ve bunun için hazırlanacak basın bildirisinin, bedeli 830 kaleminden ödenmek suretiyle Ulusal Birlik Hareketi ve Cumhuriyet Platformu imzası ile yüksek tirajlı gazetelerde yayımlanması gerektiÄŸi belirtilmiÅŸtir. Cumhuriyet Çalışma Grubunun 28 Ocak 2004 tarihli devre raporunda ise yine yapılan bir harcamanın haber alma ödeneÄŸinden karşılanması gerektiÄŸi belirtilmiÅŸtir. 830 kalemi ve haber alma ödeneÄŸi olarak belirtilen ödenekler nelerdir? Hangi amaçla kullanılır? Bu ödenekleri kullanma yetkisi kimlerindir? Bu ödenekler Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde ise Åžener Eruygur’un bu ödenekleri belirtildiÄŸi ÅŸekilde kullanma yetkisi var mıdır? Åžayet bu ödenekler Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde ise ve usulsüz olarak kullanılmışsa bu usulsüzlük ve kullanılan paranın miktarı nasıl tespit edilebilir?” sorusunun da Özkök’e yöneltildiÄŸi belirtilerek, Özkök’ün de ”Jandarma Genel Komutanlığının ödeneÄŸi ve bütçesinin ayrı olduÄŸunu, harcamaları nasıl yaptıklarını ayrıntılı olarak bilemeyeceÄŸini” ifade ettiÄŸi kaydedildi.

Comments Yorum Yok »